HADİ VURUN BİZİ!

HADİ VURUN BİZİ GÖRSEL

Vururlar farklı düşünenleri farklı hissedenleri,

Sadece onlar gibi olmadığımız

Onlar gibi düşünüp onlar gibi karalara bürünmediğimiz için.

Vururlar seni vururlar beni hayallerimizin tam da orta yerinden,

Elleri kanlı yürekleri nasırlı melek  maskeli katiller.

Ne anlar onlar

Yaşamaktan sırt üstü hayal kurup göğün mavilerinde kulaç atmaktan.

Bırak vursunlar bizi.

Onlar vururlar biz düştüğümüz yerden yine yükselir yine hayaller kurarız,

Yine dalarız mavilere yine kanatlanırız kaf dağının ötesine,

Yine biz oluruz ve yine mutlu oluruz.

 

Yazan: Ayhan Hasanoğlu

ŞİİRLİ AŞKLAR

AYHAN ŞİİR GÖRSEL3

SENLE BEN

Hadi yazalım bir şeyler gelmişten, geçmişten, gelecekten,

Biraz senden eh biraz da benden.

Umutlardan bahsedelim, hayallerden,

Senle benim bir olduğum, sana karışıp yok olduğum rüyalardan.

Hiç olmayacak duaydık biz Allah’a yakarırken,

Bilmezden geldiğimiz ama çok istediğimiz,

Olmayacağını bile bile

Kader deyip beklediğimiz. Okumaya devam…

ESKİ DOSTUM KERTENKELE

ESKİ DOSTUM KERTENKELE GÖRSEL

Benimki artık bir alışkanlık oldu. Düşüncelerden yorulduğumda, yavaşça içinde dönüp durduğum çemberden dışarı çıkmak istediğimde nedense Şebnem İşigüzel kitaplarına sığınıyorum. Olayların tokat gibi inmesi, bilmediğim bir dünyayı tüm çıplaklığı ile önüme sermesi, sarsması belki de zaman zaman beni üzmesi, ruhumu benden alıp başka bir yerde gezdirmesi Şebnem İşigüzel’i sevmem için yeterli değil mi? Okumaya devam…

MEKTUP AŞKLARI

MEKTUP AŞKLARI GÖRSEL

Yarım işleri tamamlama derindeyim son günlerde. Ruhuma koca bir gülle gibi çöken o yarım işlerim yok mu, beni yiyip bitiriyor. Ya tamamlayamazsam korkusu ile telaşla alıyorum kararlarımı sonrasını hiç düşünmeden. Bu neyin telaşı hiç bilmiyorum. Telaş değil belki de korkuya teslim oluyorum. Korktuklarımdan biri de Leyla Erbil. Şimdi sırada onunla olan yarım işim var. Okumaya devam…

KARANLIĞIN GÜNÜ

KARANLIĞIN GÜNÜ GÖRSEL

Yumuşak, şiirsel bir anlatım ile buluştuğum bir kitap “Karanlığın Günü”. Kitaba başladığımda her biten sayfa sonunda “ acaba şimdi ne olacak” merakıyla geçmedim bir diğer sayfaya. O an nedenini bilmediğim bir duyguyla çeviriyordum her bir sayfayı. Bir büyünün etkisinde kalmak gibiydi benim yaşadığım. Kelimeler en etkili büyü değil midir zaten? Okumaya devam…

TUHAF BİR KADIN…LEYLİM

Leyla_Erbil

İki günden beri elim gitmiyor yazmaya. Sanki korkuyorum yazmaktan. Konu Leyla Erbil olunca bende bir huzursuzluktur gidiyor. Onu doğru anlayıp anlamadığımı sorup duruyorum kendime. Leyla Erbil kitapları üzerine yazacağım her şeyin hep eksik kalacağını biliyorum. Bundan asıl huzursuzluğum.

Okumaya devam…

MUTFAK ÇIKMAZI

MUTFAK ÇIKMAZI GÖRSEL

İlyas Divitoğlu… Kasabanın en soylu ailelerinden olan Yargıtay üyesinin torunu ve kasabanın tek umudu…

İlyas’ın zamanla saplantıya dönüşen tutkusunu anlatıyor Tahsin Yücel Mutfak Çıkmazında. Öyle bir tutku ki bu, zamanla her şeyden vazgeçiyor İlyas. Birbirinden güzel yemekler yapma tutkusu sevgilisini, ailesini, okulunu ve yargıç olma hayalini ona unutturuyor. Yaşamının tek anlamı yemek oluyor.

Okumaya devam…

SONUNCU

untitled

Bir şeyi istemek hem de çok istemek… Sahip olunan her şeyi bu uğurda feda etmek… Evet, doğru kelime bu “feda”. Tutkuların peşinde koşarken değersiz olanların bir bir gözden çıkartılmasından da öte bir durumdur söz konusu olan. Gözü kapalı korunacak olanlar göz kırpmadan harcanabilir tutkular uğruna. Hedefe kilitlenen bir silah gibi yürünür tutkuların yolunda. Sağlıklı bulunmaz bir şeyi çok isteme hali genellikle. Anlatmaya kalkıldığında içeride o yanıp duran ateşi, değişiverir bakışlar birden. Ya inceden bir alay yerleşir yüzlere ya da acıyarak bakıp dururlar sana. Hasta olarak görülebilinir kolaylıkla tutkularının peşinde olanlar. Belki de gerçekten bir hastalıktır saran ruhları da bedenleri de. Kim bilebilir ki?

Okumaya devam…