YALAN

YALAN görsel

“Önce yazı vardı ve dil yazıdan doğdu”. Bu mümkün olabilir miydi? Tüm ezberlerimizin bozulması anlamına gelirdi yazının dilden önce var olduğunun kabulü. Tahsin Yücel’in “Yalan” ı bu kuramın ortaya atılması ile başlıyordu. Romanın kendisi kadar ortaya attığı kuram da kafamı karıştırmaya yetmişti. Okumaya devam…

PEYGAMBERİN SON BEŞ GÜNÜ

peygamberinson5gunu

“Ne okuduğun nasıl yazacağını belirler.” Bu ustamın bana ilk öğüdüydü. Yazarlarım ile tanışmalarım bu öğüt sonrasında olmuştu. Sabahattin Ali, Leyla Erbil, Sevgi Soysal, Tezer Özlü, Oğuz Atay, Yusuf Atılgan ve Tahsin Yücel birer birer girdiler hayatıma. Ustalarım oldular. Aç gözlülükle okudum tüm yazdıklarını. Çoklukla da kıskandım onları. Duru ve mükemmel anlatımı ile Tahsin Yücel her yazdığıyla beni kendisine hayran bırakan yazarlarımdan. Kusursuzca inşa edilen bir bina gibi romanları. O kusursuzlardan biri de “Peygamberin son beş günü”.

Okumaya devam…

GÖKDELEN

GÖKDELEN GÖRSEL

“Adalette özelleşecek elbet, onunda patronları olacak.” cümlesi ile “Yalan” da karşılaşmıştım. Kitapta altını çizdiğim pek çok cümleden biriydi. Bu cümle “Yalan” da havada kalmıştı. Altını çizmeme rağmen bir türlü bir yere yerleştiremiyordum kafamda cümleyi. O an bu kuram ile Tahsin Yücel’in bir sonra okuyacağım kitabında karşılaşacağımı düşünmemiştim.

Okumaya devam…

KUMRU İLE KUMRU

KUMRU İLE KUMRU GÖRSEL
Son günlerde kafam çok karışık… Okuduğum her kitap kafamı iyice karıştırıyor gibi. Ivır zıvır kitapları bir kenara koyduğum günden beri şahane kitaplar okuyorum. O kitaplar ile her şeyi daha fazla sorgular oldum. Sorgulamalarım çoğu zaman kendime dair. Şahane kitaplar ile şahane hayallere dalamıyorum nedense. Aksine daldığım hayallerden beni çekip çıkartıyor gibiler.

Okumaya devam…

BIYIK SÖYLENCESİ

Bıyık söylencesi GÖRSEL

Aslında bu akşam hiç niyetim yoktu yazmaya. Düşüncelerimi karıştırmak istemiyordum. İçimde biraz heyecan, biraz sevinç, bolca da tedirginlik… Kurup duruyorum kafamda olanları. Bir öyle diyorum bir böyle. Sonra sıkılıp hepsinden, vazgeçiyorum “aman be sende!” diyorum. Zamanı geçirme derdindeyim. Ama geçmiyor. Kalbim pırpır edip duruyor. Yazmazsam gece gündüze kavuşmayacak sanki.

Okumaya devam…

KARANLIĞIN AYNASINDA

karanlığın aynasında

Çocukluktan kalma bir alışkanlıkla pastanın en güzel tarafını, şöyle bol meyveli olan kısmını, hep sona saklarım. Son yudum en iyisi olmalı. Ağzımda en son yediğim o en güzel tat kalmalı. Bir nedeni olmadan sona sakladığım romanlardan biriydi “Karanlığın Aynasında”. İyi ki öyle yapmışım. “Karanlığın Aynasında” pastamın en güzel tarafı…

Okumaya devam…

BENİM ŞAİRLERİM

 

İKİNCİ YENİ

Her şiir, şairinin gönlünden kalemine düştüğü için güzeldir muhakkak. Ancak ikinci yeni akımının şiirleri başka bir tad bırakır okurunda. Deneyen bilir, dörtlük, hece ve vezinle uğraşmayıp, dizeleri biçimsiz de anlamlaştırabilen şairlerin akımıdır Ikinci yeni…

Okumaya devam…

HOŞ GELDİN MURAT GÜLSOY!

mg

Uyku ile uyanıklık arasında kısa bir gezintiye çıktım. Gözlerimi kapattığım anda sesim canlanıyor bulanık olan görüntüler sanki netleşiyor. Misafirlerim geliyor bu kısa gezintide yanıma. Bir sohbettir gidiyor. Sonra birden açıp gözlerimi, yattığım yerden kalkıp başlıyorum yazmaya. Kulağıma cümleler hep ben araftayken fısıldanıyor.

Okumaya devam…

SEVGİLİNİN GECİKEN ÖLÜMÜ

sevgilinin-geciken-olumu

Sevgilinin ölümü beklenirken nasıl bir sevgiden bahsedilir? Üstelik beklenen ölüm gecikiyor, bir türlü gelmiyor. Gözler saatte, pencere önünde yolu gözlenen fakat gelmeyen, gelemeyen misafirler gibi. Yolu gözlenen, gelmesi beklenen… Bir sevgili için ölüm’ün yolu gözlenir mi? Ölüm gelsin ve o sevgiliyi alıp götürsün istenir mi? Murat Gülsoy’un “Sevgilinin Geciken Ölümü” romanına başlamadan önce sadece bunları düşünüyordum.

Okumaya devam…

BU KİTABI ÇALIN

bu_kitabi_calin_kapak

Kıskanıyorum. Bu Tahsin Yücel’in kitaplarını okurken hissettiğim duygunun benzeri. Her biten kitap, cümlelerimin ne kadar aptalca olduğunu bana gösteriyor. Yetenek denilen o Tanrı’nın lütuf’undan payıma bir şey düşmediğinden dertleniyorum. Kendimi eksik hissediyorum. Bir ses “böyle kalacaksın” diyor. İşte o zaman da korkuyorum.

Okumaya devam…