İSTANBUL’DA BİR MERHAMET HAFTASI

istanbulda bir merhamet haftası

Kısa bir ara vermiştim yazarımın kitaplarına. Bilerek, isteyerek verilen bir molaydı bu. Kıtlıktan çıkmış gibi okuyordum yazdıklarını. “Bu son yudum” diye diye birinden öbürüne geçmiştim. Yok olup gitmişti sanki iradem. Bir nevi hastalık hali… “Girdap gibi” demişti yazarımla yeni tanışan biri. O bunu söylediği anda fark etmiştim neyin içinde olduğumu neden başımın dönüp durduğunu… Bir hafta. Sadece bir hafta ayrı kalabilmiştim kitaplarımdan. Şimdi kavuşmanın adı; “İstanbul’da bir merhamet haftası”.

Okumaya devam…

602. GECE

602.gece

Ders kitaplarıma bir yenisini daha ekledim; 602.Gece. Sanki ben kitaplarımı değil kitaplarım beni buluyor, tıpkı yazarlarım gibi. Hiç olmadık bir an da düşüyorlar önüme balkonuma gelen davetsiz kuş misali.

Okumaya devam…

NİSYAN

nisyankapak

Sait Faik’in tüm öyküleri, Ahmet Altan’ın yarıda bırakılmış Son Oyun’u ve Nisyan… Sehpamın üzerindeki kitaplarım. Okunan kitaplarımı bir kenara yığıyorum. Nedense gözümün önünde olsunlar istiyorum. Bir bebeğin büyümesi gibi kitap kulemin yükselişini izliyorum.

Okumaya devam…