SICAK KÜLLERİ KALDI

SICAK KÜLLERİ KALDI GÖRSEL

“Bir yazar en iyi bildiğini mi yazmalı?” Sorusunun cevabını arayıp duruyorum. En iyi bilinenin anlatılması kolay olduğu gibi, yaşanan duyguların okuyucuya geçmesi de bir o kadar kolay olabiliyor. Bu bazıları için yazarlıkta kolaycılığa kaçma bazıları için ise doğal bir durum. Ben bunun doğal olduğunu düşünenlerdenim. Okumaya devam…

HİÇBİR YER’E DÖNÜŞ

HİÇBİR YERE DÖNÜŞ GÖRSEL

“Hepimiz kediler gibi sonunda kokumuzun olduğu yere dönüyoruz.” Ya da bir başka deyişle “dönüp dolaşıp kürkçü dükkânına geliyoruz.” Dönülecek bir yerimizin olması duygusuyla gidiyoruz. Oysa geri döndüğümüzde, gittiğimiz yer ne kadar bizim kalıyor? Biz gittiğimizde belki o da bizden gidiyor. Okumaya devam…

ERGUVAN KAPISI

erguvan_kapisi GÖRSEL

Kitabı elime aldığımda ilk düşündüğüm ne kadar kalın bir kitap olduğu ve nasıl bitireceğimdi. Sıkıldığım anda kitabı bir kenara bırakmak isterim. Bir şeyleri yarım bırakma duygusu ruhuma ağır gelse de, içim sıkılarak bir kitaba devam etmenin zaman kaybı olduğuna inanırım. Bundan belki de ilk anda kitabın kalınlığından ürkmem. Okumaya devam…