AY Kİ NE AY!

AY Kİ NE AY GÖRSEL

Boylu boyunca uzandım kanepeme. Gözüm penceremde. Bakışlarımı kilitledim bulutların arasında bir kaybolup bir görünen aya. Şekilden şekile giriyor bulutlar. Arka fondan gelen ay’ın parlaklığı vurdukça bulutlara tek gözlü canavarlar, koca koca devler, her çeşit hayvan beliriyor karanlığın tam ortasında. Bir teleskobum olsun istiyorum. Dayayıp gözümü dürbününe yakın daha yakın olmak istiyorum aya. Bazen onda da beliriyor ağız, burun, kaş, göz. Göz kırpıyor uzaktan gülümseyerek.

Gece ve sessizlik doldu evime. Düşünceler akmıyor bu sefer başıboş. Hepsi planlı, sistemli ilerliyor beynimin her köşesinde. Gitmek istiyorum bilmediğim yerlere. Vurup kapıyı çekip gitmek, uzaklaşmak istiyorum ruhumu ezen yüklerden. Beni tutan ne? Bakıyorum ellerime, ayaklarıma… Yok görünmüyor zincirlerim. Görünse belki daha kolay olurdu kırmak her birini. Görünmeyene kılıç sallamak misali benim ki.

İplerine tutunduğum salıncağım boşlukta sallanır gibi. İpler nerede başlıyor, nerede bitiyor göremiyorum. Yükseklere daha yükseklere gidiyorum. Bıraksam ipleri salıversem kendimi boşluğa… Şöyle kollarımı açsam iki yana. Rüzgar dövse yüzümü, gövdemi. Sonra kuşlar gibi kanat çırpsam o sonsuz boşlukta…

Neden bu kadar dertlendim ki? Kıra kıra yaşıyorum hayallerimi. Kırıla kırıla yaşıyorum hayat denileni. Sesler yükseliyor oradan buradan. Hükmü yok kendi üzerime verdiğim kararların. Ayıbı, günahı çoktan geçtim. Rahat vermiyorlar ki bir nefes alayım! Bir el boğazımda sıkıyor da sıkıyor.

Yazan: Reyhan Karaarslan

Bir Cevap Yazın