MUTFAK ÇIKMAZI

MUTFAK ÇIKMAZI GÖRSEL

İlyas Divitoğlu… Kasabanın en soylu ailelerinden olan Yargıtay üyesinin torunu ve kasabanın tek umudu…

İlyas’ın zamanla saplantıya dönüşen tutkusunu anlatıyor Tahsin Yücel Mutfak Çıkmazında. Öyle bir tutku ki bu, zamanla her şeyden vazgeçiyor İlyas. Birbirinden güzel yemekler yapma tutkusu sevgilisini, ailesini, okulunu ve yargıç olma hayalini ona unutturuyor. Yaşamının tek anlamı yemek oluyor.

Kitabın başında sonunu öğreniyorsunuz aslında ama sonu oluşturan her ayrıntıyı öğrenme hissi sarıyor insanı daha ilk sayfaları okurken.

Divitoğlu ailesi kasabanın en soylu, en saygın ailesidir. Öyle ki zaman içerisinde yoksul düşmelerine rağmen bu saygınlıklarını korumuşlardır. Bunu da Cumhuriyetin ilk Yargıtay üyelerinden biri olan aile üyesine borçludurlar; İlyas’ın dedesine…

İlyas dedesinin izinden gitmeyi hedefler. Hukuk fakültesini kazanır. İstanbul’a gelir. Kıt kanaat geçinip, okulda çok başarılı olur. Emel ile tanışır, âşık olur fakat karşılık bulamaz. Sonrası ise Tahsin Yücel’in de dediği gibi tam bir çıkmaz; Mutfak Çıkmazı…

Bir tutkudan kaçarken bir diğerine sığınır İlyas. Her şey bir anda alt üst olur. O ana kadar hayatının tüm gayesi Yargıtay üyesi olabilmek iken, yemek yapabilmek için kitaplarını satar ve kendisine umut bağlamış olan herkese yalan söyler. Tek istediği, tek düşündüğü yemek yapmaktır… Olmak istediği tek yer ise mutfağı.

Her duyguyu o kadar güzel anlatıyor ki Tahsin Yücel; bir İlyas oluyorsunuz, bir Emel, bir Murat oluyorsunuz, bir Selami… Ve düşünüyorsunuz; herhangi bir şeye böylesine bir tutkuyla bağlanmak mümkün mü? Hayatımızda herhangi bir şeyi İlyas’ın tutkusuyla yapsak her şey daha farklı olabilir miydi acaba?

Tahsin Yücel’le yeni tanıştım. Tavsiye üzerine okuduğum yazarlar genelde hayal kırıklığına uğratırdı beni. Oysa Tahsin Yücel farklıydı. Yalın ve akıcı bir anlatımı vardı. O mükemmel anlatımıyla bana “keşke” dedirtiyor. Keşke onunla daha önce tanışsaydım…

Yazan: Gizem Eray

Bir Cevap Yazın